Ana içeriğe atla

Ticaret Savaşları Ve Belirsizlikler

ABD ve Çin ticaret savaşlarının temeli,ABD Başkanı Trump'ın 1 Mart'ta ilan ettiği kararla birlikte çelik ithalatında yüzde 25, alüminyum ithalatında yüzde 10 gümrük vergisi uygulamasıyla başlamıştı. ABD'nin bu vergileri koymasındaki temel mesele teknoloji rekabeti olup bu rekabette Çin'in öne geçmesiydi.Ardından bu gümrük vergisine misilleme olarak Çin, 34 milyar dolarlık ABD ürünlerine gümrük vergisi uygulamıştı.Ticaret savaşları geçtiğimiz aylarda durulma sinyalleri verse de Mayıs 2019'da Huawei ile ilgili açıklamalar ticaret savaşlarının tekrar gündeme gelmesine sebep oldu. Huawei ile ilişkilerini askıya alan şirketler arasında Google'ın yanı sıra İntel,Broadcom ve Xilinx gibi şirketler de yer almakta.



Yukarıdaki tablodan da görüleceği gibi ABD sadece Çin ile olan ticaret anlaşmasını değil aynı zamanda diğer ülkelerle olan ticaret anlaşmalarını da yenilemek istiyor. ABD'nin uyguladığı ve planlamak istediği bu vergilerin amacı ise iktisadi açıdan yeniden toparlanmaktır.Bir başka ifade ile yüklü miktarda dış ticaret açığı verdiği ülkelere karşı korumacı politikalar izleyerek iktisadi açıdan gücünü korumaktır.

Çin ile olan teknoloji savaşına dönersek, ABD'nin bu tür korumacı politikalarının kendi aleyhine bir durum da oluşturacağıdır.Verilere göre bu yılın ilk çeyreğinde 60 milyon adet telefon satış rakamıyla ABD'li Apple'dan daha fazla satış gerçekleştiren Huawei, 2018'in ilk 3 ayına göre satışlarını yüzde 50 artırırken,pazar payını da yüzde 17'ye çıkardı.Buradan da çıkarılacağı gibi bu yaptırımların sadece Huawei'yi değil ABD'li teknoloji üreticilerini de olumsuz etkileyecektir.

ABD'nin yaptırım uyguladığı ülkelerin de bu yaptırımlara karşı milli çözümler üretmesi kaçınılmazdır.Çin'in bu yaptırımlara karşı atacağı en önemli adım, kendi işletim sistemlerini, kendi marketini ve kendi çipini üretmektir. Türkiye'nin de içinde bulunduğu dolar krizinin etkisiyle bu tür yerlileşme ve millileşme politikaları geliştirebilir. Çin,Rusya ve Japonya'nın da içinde bulunduğu ülkelerle yeni ticari ortaklıklar kurulabilir. Türkiye'nin bu savaşta kimden taraf olacağı da önemli bir sorun. Türkiye'nin içinde yaşadığı ekonomik bunalıma ek olarak dışarıdaki sorunlarla da uğraşmak zorunda olması Türkiye Ekonomisinin sıkıntılı bir dönemde olduğuna işarettir.

Sonuç olarak ABD'nin kendisine tehdit olarak ülkelere karşı açmış olduğu bu savaşta kısa vadede daha kazançlı çıksa da uzun vadede dünyada bir tür belirsizliğe neden olmaktadır. Türkiye'nin de bu belirsizliklere karşı nasıl bir politika izleyeceği önem teşkil etmektedir.

Kaynakça:

https://www.bloomberght.com/yorum/gizem-oztok-altinsac/2156218-abd-cin-dis-ticaret-ve-buyuk-resim


 https://www.bloomberght.com/abd-cin-ticaret-savasinda-2-perde-teknoloji-savasi-2220895

https://tr.sputniknews.com/trend/abd-cin-ticaret-savasi-gumruk-vergisi-ithalat-ihracat/





























Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeni Sezonda Premier Lig

Premier Lig'de bu sezonda şu ana kadar 445 tane anlaşma gerçekleşti ve bu anlaşmaların toplam değeri de yaklaşık olarak 2 milyar pound oldu. Bu sezon büyük takımların haricindeki diğer orta ve küçük takımların transfer bütçesini büyüttüğünü görmekteyiz. Örnek olarak Aston Villa takımını ele alalım: Futbolcu Değer Jota 4 milyon pound Anwar El Ghazi 8 milyon pound Kourtey Hause 3 milyon pound Matt Targett 14 milyon pound Frederic Guilbert 5 milyon pound Wesley Moraes 22 milyon pound Tyrone Mings 26,5 milyon pound Ezri Konsa 12 milyon pound Björn Engels 9 milyon pound Trezeguet 8,8 milyon pound Douglas Luiz 15 milyon pound Tom Heaton 8 milyon pound Nakamba 11 milyon pound Aston Villa takımı bu sezon toplamda 146,3 milyon pound değerinde transfer harcaması yaptı. Toplam transfer dengesi de -146,3 olarak gerçekleşti. Yani takım transfer harcamaları için kaynağını oyuncu gelirlerinden değil de yayın,sponsor ve forma satışları gibi gelir kay...

Türkiye Ekonomisindeki Gidişat

Türkiye ekonomisi için son gelen enflasyon verileri ve kurda yaşanan hareketliliğin yavaşlaması, kısa vadede bazı ekonomik göstergelerde iyileşme sağladı. Öncelikle enflasyonun baz etkisi sebebiyle yavaşlaması faizin düşmesine ve sonucunda ekonomide canlılık yaratacağını söyleyebiliriz. Bunu da kamu bankalarının farklı sektörler için kullandırdığı kredi faizlerinde indirime gitmesiyle görebiliyoruz.  Küresel anlamda gelişmiş ülkelerin enflasyon yaratamama sorunu ve bunun ekonomik faaliyetlerde düşüş beklentilerinin oluşturmasının da etkisiyle genişletici para politikası uygulanıyor olması bizim gibi gelişmekte olan ekonomiler için fırsat yaratıyor. Bu durumu da son günlerde Türk lirasının dolara karşı değer kazanmasıyla görmekteyiz. Ek olarak dünyada bazı gelişmiş ülkelerde negatif faizli getirisi olan yatırım araçlarının olması bizim gibi reel faiz veren ülkelere sermaye girişini kolaylaştırıyor. TAHVİL GETİRİ Aylık Değişim 2 yıllık 14,0...

İşsizlik Verileri Ve Sanayi Üretimi

İlk olarak mevsim etkisinden arındırılmamış iş gücü verilerini inceleyecek olursak, Nisan 2019'da bir önceki senenin aynı ayına göre işsizlik oranı 3,4 puanlık artış ile %13,0 seviyesinde gerçekleşti. Yine aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 3,6 puan artış ile %15,0 olarak gerçekleşti. Diğer verileri de bir tabloda gösterecek olursak: Mevsim etkisinden arındırılmamış temel işgücü verileri(Nisan 2018-Nisan 2019) İŞ GÜCÜ GÖSTERGELERİ(%) 2018 2019 İş gücüne katılma oranı                  53 52,90 İstihdam oranı 47,9 46 İşsizlik oranı 9,6 13 Tarım dışı işsizlik oranı 11,4 15 15-64 yaş grubu(%) İş gücüne katılma oranı 58,3 58,4 İstihdam oranı 52,6 50,6 İşsizlik oranı 9,8 13,3 Tarım dışı işsizlik oranı 11,4 15,1 Genç nüfus 15-24(%) İşsizlik oranı 16,9 23,2 Ne eğitim ne istihdam or. 21,3 23,4 Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam 0,2 puan azalarak %45,8 olurken, işsizlik oranı 0,1 puan ar...