Tottenham takımı ligte 29.hafta sonunda 41 puanla 8.sırada yer alıyor ve Şampiyonlar Ligine bir sonraki sene de gidebilmesi için ilk dörde girmesi gerekiyor;fakat son maçlarda alınan kötü sonuçlar ve form durumundaki zayıflık sebebiyle bu çok da mümkün gözükmüyor. Peki ne oldu da geçtiğimiz sene Şampiyonlar Liginde final oynayan takım bu sene istenilen performansı gösteremiyor?
Bu durumun gerekçesi olarak birçok sebep sayılabilir fakat bence en önemlisi teknik adam değişikliği ve yanlış transfer politikaları oldu. Ligin ilk haftalarında yazdığım yazıda yönetimin transfer bütçesini belirlerken aşırı tutucu davranışlarının bir sonucu olarak gerekli transferleri yapmamasından ve bu durumun da hem takımı hem de teknik adamı kötü etkilemesinin kaçınılmaz olduğundan bahsetmiştim. Sonuç olarak kasım ayında teknik adam değişikliğine gidildi ve Mourinho dönemi başlamış oldu. Takımdaki asıl sorunun oyunculardan mı yoksa teknik adamdan mı kaynaklandığı yönetim tarafından anlaşılamadı ve sorunun teknik adamdan kaynaklandığı düşünülerek bu değişiklik gerçekleşti. Mourinho'nun geçmişteki başarıları ve yüksek itibarı bu değişiklikte etkili olmuş olabilir. Mourinho'nun devre arasında gerçekleştirdiği transferler ve bu transferlerin hepsinin hücum oyuncularından oluşması çok garipti;çünkü transferlerin yapıldığı dönem(şuandaki sakatlıkları saymazsak)takımda birçok hücum oyuncusu vardı. Bir tek Kane'in yedeği olarak bir santrafor transferi gerçekleşebilirdi, fakat bu durum da gerçekleşmedi. Aynı mevkide oynayan oyuncuları transfer etmek de çok anlamlı bir transfer politikası değildi. Sonuç olarak gerçekleşen transfer politikalarının yanlış olması bu sezonu çöpe attı diyebiliriz.
Önceki yazımda Eriksen'in takımdan gitmek istemesinden ve takımın da bu durumdan psikolojik olarak kötü etkilendiğinden bahsetmiştim. Eriksen'in sezon başında gidememe sebebi bulunduğu kulüple transfer olacağı kulüp arasında geçen bonservis ücretindeki anlaşmazlıktan kaynaklıydı. Piyasa değeri 85 milyon euro olan bir futbolcuyu 20 milyon euroya satmak, her ne kadar sözleşme süresinin bitmesine az kalsa da mali açıdan başarısızlık kabul edilebilir çünkü sezon başında daha yüksek fiyattan satılabilirdi.
Sonuç olarak yönetimin başarısız transfer politikasıyla birlikte geçmiş dönemde elindeki kısıtlı bütçeye rağmen takımı finale taşımış, başarıya fazlasıyla aç bir antrenör yerine belli bir doyum noktasına ulaşan ve tecrübeli bir teknik adama güvenilerek kısa vadede gerçekleşecek başarılar uzun vadeye tercih edilmiştir. Eğer eski antrenör olan Pochettino'ya ve yeni gelecek oyunculara yatırım yapılsaydı, bu sene olmasa da ilerideki senelerde bu yatırımın karşılığının alınacağını söyleyebilirdik. Pochettino'ya geçtiğimiz yıl kazanılan başarılara rağmen yeterince hakkının verilmediği düşüncesindeyim.Her kadar sezon başında alınan kötü sonuçlar alınsa da devre arasında gerçekleşecek transferlerle Pochettino ile yola devam edilmeliydi.
Bu durumun gerekçesi olarak birçok sebep sayılabilir fakat bence en önemlisi teknik adam değişikliği ve yanlış transfer politikaları oldu. Ligin ilk haftalarında yazdığım yazıda yönetimin transfer bütçesini belirlerken aşırı tutucu davranışlarının bir sonucu olarak gerekli transferleri yapmamasından ve bu durumun da hem takımı hem de teknik adamı kötü etkilemesinin kaçınılmaz olduğundan bahsetmiştim. Sonuç olarak kasım ayında teknik adam değişikliğine gidildi ve Mourinho dönemi başlamış oldu. Takımdaki asıl sorunun oyunculardan mı yoksa teknik adamdan mı kaynaklandığı yönetim tarafından anlaşılamadı ve sorunun teknik adamdan kaynaklandığı düşünülerek bu değişiklik gerçekleşti. Mourinho'nun geçmişteki başarıları ve yüksek itibarı bu değişiklikte etkili olmuş olabilir. Mourinho'nun devre arasında gerçekleştirdiği transferler ve bu transferlerin hepsinin hücum oyuncularından oluşması çok garipti;çünkü transferlerin yapıldığı dönem(şuandaki sakatlıkları saymazsak)takımda birçok hücum oyuncusu vardı. Bir tek Kane'in yedeği olarak bir santrafor transferi gerçekleşebilirdi, fakat bu durum da gerçekleşmedi. Aynı mevkide oynayan oyuncuları transfer etmek de çok anlamlı bir transfer politikası değildi. Sonuç olarak gerçekleşen transfer politikalarının yanlış olması bu sezonu çöpe attı diyebiliriz.
Önceki yazımda Eriksen'in takımdan gitmek istemesinden ve takımın da bu durumdan psikolojik olarak kötü etkilendiğinden bahsetmiştim. Eriksen'in sezon başında gidememe sebebi bulunduğu kulüple transfer olacağı kulüp arasında geçen bonservis ücretindeki anlaşmazlıktan kaynaklıydı. Piyasa değeri 85 milyon euro olan bir futbolcuyu 20 milyon euroya satmak, her ne kadar sözleşme süresinin bitmesine az kalsa da mali açıdan başarısızlık kabul edilebilir çünkü sezon başında daha yüksek fiyattan satılabilirdi.
Sonuç olarak yönetimin başarısız transfer politikasıyla birlikte geçmiş dönemde elindeki kısıtlı bütçeye rağmen takımı finale taşımış, başarıya fazlasıyla aç bir antrenör yerine belli bir doyum noktasına ulaşan ve tecrübeli bir teknik adama güvenilerek kısa vadede gerçekleşecek başarılar uzun vadeye tercih edilmiştir. Eğer eski antrenör olan Pochettino'ya ve yeni gelecek oyunculara yatırım yapılsaydı, bu sene olmasa da ilerideki senelerde bu yatırımın karşılığının alınacağını söyleyebilirdik. Pochettino'ya geçtiğimiz yıl kazanılan başarılara rağmen yeterince hakkının verilmediği düşüncesindeyim.Her kadar sezon başında alınan kötü sonuçlar alınsa da devre arasında gerçekleşecek transferlerle Pochettino ile yola devam edilmeliydi.
Yorumlar
Yorum Gönder