Korona virüs salgını, her geçen gün etkisini daha fazla hissettiriyor. Globalde an itibariyle 3 milyon civarı enfekte vakaya ve yaklaşık 200 bin ölüme neden olan Covid-19, ülkelerin uyguladığı ve uygulamak istedikleri politikaların ve mevcut sağlık sistemlerinin işleyişi hakkında belirsizlikler yarattı. Örneğin ABD dünyanın en zengin ülkesi ve teknolojik olarak en donanımlı hastaneleri, araştırma laboratuvarları ABD'de. Ancak ülkenin korona virüs salgını krizindeki yaşadıkları, bu özellikleriyle uyumlu değil. Trump'ın istikrarsız politikaları, yanıltıcı açıklamaları bir yana, Covid-19'un bu derece büyük bir etki yapabilmesinin arkasında eski ABD çalışma bakanlarından Robert Reich'in dediği gibi "ABD'de gerçek bir halk sağlığı sisteminin olmaması" yatıyor.
ABD'de sağlık sistemleri esas olarak özel sektör hastanelerine ve sağlık sigortası şirketlerine dayanıyor. Sağlık bakım masrafları bireysel sağlık sigortalarıyla karşılanıyor. Sigortası olmayan acil servisin dışında tedavi göremiyor. Diğer taraftan gelişmiş ülkelerin ortalamasıyla karşılaştırıldığında, ABD'nin sağlık sistemi olumsuz bir manzara sergiliyor. Örneğin sağlık sisteminde kişi başı cepten harcanan miktar gelişmiş ülkelerde ortalama 850 dolarken bu miktar ABD'de 1100 doların üzerinde. Bir başka araştırmaya göre de gelişmiş ülkelerde 1000 kişi başına düşen yatak sayısı 5,4 iken bu oran ABD'de 2,8. Kısacası ABD'de sağlık teknolojisi ve altyapının gelişkin olmasına karşın, toplum içinde dağılımı diğer ülkelerdeki çoğu sağlık sisteminin gerisinde kalıyor.
ABD'de sağlık sektörünün bir diğer sorunu da pandemi, test ve aşı gibi sorunlara uygun olmaması. Örneğin Trump yönetimi, Covid-19 testini ücretsiz olarak sunmaya başladı. Ancak testi pozitif çıkanların, eğer sigortaları yoksa tedavi olmaları imkansız. Kısaca bu durum "paran varsa evine git şansın varsa yaşarsın" mantığında. Bu sorun, biri hemen diğeri de uzun vadede ağırlaşacak. Birincisi, geçtiğimiz hafta yaklaşık 6-10 milyon arası bir nüfus işini kaybetti ve bu insanların sigorta primini ödemekte zorlanmaları kaçınılmaz olacak. İkincisi, artan sayıda sigortalı insan, sigortalarının hizmetlerini kullanmaya başladıkça özel hastanelerin maliyetleri artıyor. Gelecek yıl bu durumun sigorta primlerinde en az %40 artışa yol açması ve sağlık sistemi dışına düşenlerin sayısının büyümesi bekleniyor.
Güney Kore'de ise virüse karşı önlemler çok etkin seviyede. Her gün 20 bin kişiye test uygulanıyor. Ayrıca virüse karşı mücadelede laboratuvarlar önemli bir işlev görüyor. Ülke çapında 96 kamu ve özel laboratuvar ağı kuruldu. Test sonuçları 5-6 saatte alınıyor. Bu yaklaşımın hayat kurtaracağına inanılıyor. Dünya sağlık örgütüne göre virüs vakalarında ölüm oranı Güney Korede %0,7 düzeyinde.
Ülkelerin virüse karşı önlemler ve sağlık sistemlerinin yeterli olup olmaması dışında Covid-19, bazı alanlarda teknolojinin faydasını hissetmemize sebep oldu. Bu alanlardan biri de şüphesiz sağlık. Zira teknolojinin sağlıkla buluştuğu nokta, bireye ciddi anlamda kolaylık sağlıyor. Şu günlerde, yetkililer acil durumlar dışında hastaneye gidilmesini önermiyor, çünkü Covid-19'un hastanelerde daha hızlı yayılma hızına sahip olduğu söyleniyor. Sonuç olarak insanların bazı hastalıkları için uzaktan yardım almaya ihtiyaçları oluyor. Örnek olarak online anket ve platformları söyleyebiliriz. Bu platformlardan biri Avustralya ve Yeni Zelanda'nın " Flutracking" adlı platformudur. Bu platform "Flutracker" olarak adlandırılan çok sayıda gönüllünün haftalık sunumuna dayanan bir online anket. Covid-19'a uygulanan bu sistem, erken salgın uyarıları sağlarken geleneksel grup izlemesinin tamamlamayı amaçlıyor.
Salgında Afrika, Doğu Avrupa, Latin Amerika ve bazı Asya ülkelerinde ise artan vaka sayılarından endişe duyuluyor. Bunun sebebi de test kapasitelerindeki yetersizlikten kaynaklı. Sonuç olarak hem ülkelerin attığı adımlar ve önlemler olsun hem de mevcut sağlık sisteminin etkinliği olsun, virüsle olan mücadelede önemli etkenlerdir. Maalesef bazı ülkelerin sağlık sistemlerindeki yetersizlik, virüsle mücadelede büyük sorun oluşturmakta.
Kaynakça:
https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-52200598
Kaynak: Johns Hopkins Üniversitesi, yerel yetkililer
ABD'de sağlık sistemleri esas olarak özel sektör hastanelerine ve sağlık sigortası şirketlerine dayanıyor. Sağlık bakım masrafları bireysel sağlık sigortalarıyla karşılanıyor. Sigortası olmayan acil servisin dışında tedavi göremiyor. Diğer taraftan gelişmiş ülkelerin ortalamasıyla karşılaştırıldığında, ABD'nin sağlık sistemi olumsuz bir manzara sergiliyor. Örneğin sağlık sisteminde kişi başı cepten harcanan miktar gelişmiş ülkelerde ortalama 850 dolarken bu miktar ABD'de 1100 doların üzerinde. Bir başka araştırmaya göre de gelişmiş ülkelerde 1000 kişi başına düşen yatak sayısı 5,4 iken bu oran ABD'de 2,8. Kısacası ABD'de sağlık teknolojisi ve altyapının gelişkin olmasına karşın, toplum içinde dağılımı diğer ülkelerdeki çoğu sağlık sisteminin gerisinde kalıyor.
ABD'de sağlık sektörünün bir diğer sorunu da pandemi, test ve aşı gibi sorunlara uygun olmaması. Örneğin Trump yönetimi, Covid-19 testini ücretsiz olarak sunmaya başladı. Ancak testi pozitif çıkanların, eğer sigortaları yoksa tedavi olmaları imkansız. Kısaca bu durum "paran varsa evine git şansın varsa yaşarsın" mantığında. Bu sorun, biri hemen diğeri de uzun vadede ağırlaşacak. Birincisi, geçtiğimiz hafta yaklaşık 6-10 milyon arası bir nüfus işini kaybetti ve bu insanların sigorta primini ödemekte zorlanmaları kaçınılmaz olacak. İkincisi, artan sayıda sigortalı insan, sigortalarının hizmetlerini kullanmaya başladıkça özel hastanelerin maliyetleri artıyor. Gelecek yıl bu durumun sigorta primlerinde en az %40 artışa yol açması ve sağlık sistemi dışına düşenlerin sayısının büyümesi bekleniyor.
Güney Kore'de ise virüse karşı önlemler çok etkin seviyede. Her gün 20 bin kişiye test uygulanıyor. Ayrıca virüse karşı mücadelede laboratuvarlar önemli bir işlev görüyor. Ülke çapında 96 kamu ve özel laboratuvar ağı kuruldu. Test sonuçları 5-6 saatte alınıyor. Bu yaklaşımın hayat kurtaracağına inanılıyor. Dünya sağlık örgütüne göre virüs vakalarında ölüm oranı Güney Korede %0,7 düzeyinde.
Ülkelerin virüse karşı önlemler ve sağlık sistemlerinin yeterli olup olmaması dışında Covid-19, bazı alanlarda teknolojinin faydasını hissetmemize sebep oldu. Bu alanlardan biri de şüphesiz sağlık. Zira teknolojinin sağlıkla buluştuğu nokta, bireye ciddi anlamda kolaylık sağlıyor. Şu günlerde, yetkililer acil durumlar dışında hastaneye gidilmesini önermiyor, çünkü Covid-19'un hastanelerde daha hızlı yayılma hızına sahip olduğu söyleniyor. Sonuç olarak insanların bazı hastalıkları için uzaktan yardım almaya ihtiyaçları oluyor. Örnek olarak online anket ve platformları söyleyebiliriz. Bu platformlardan biri Avustralya ve Yeni Zelanda'nın " Flutracking" adlı platformudur. Bu platform "Flutracker" olarak adlandırılan çok sayıda gönüllünün haftalık sunumuna dayanan bir online anket. Covid-19'a uygulanan bu sistem, erken salgın uyarıları sağlarken geleneksel grup izlemesinin tamamlamayı amaçlıyor.
Salgında Afrika, Doğu Avrupa, Latin Amerika ve bazı Asya ülkelerinde ise artan vaka sayılarından endişe duyuluyor. Bunun sebebi de test kapasitelerindeki yetersizlikten kaynaklı. Sonuç olarak hem ülkelerin attığı adımlar ve önlemler olsun hem de mevcut sağlık sisteminin etkinliği olsun, virüsle olan mücadelede önemli etkenlerdir. Maalesef bazı ülkelerin sağlık sistemlerindeki yetersizlik, virüsle mücadelede büyük sorun oluşturmakta.
Kaynakça:
https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-52200598
Kaynak: Johns Hopkins Üniversitesi, yerel yetkililer

Yorumlar
Yorum Gönder